Topluluk önünde konuşma konusunda başarılı olan insanlar, dinleyenleri bir yolculuğa çıkarır. Bu ise büyük bir meziyettir. Konuşmayı belli bir şekilde yapılandırararak düşüncelerinizi dinleyenlere aktarmak ve bunu yaparken de insanların ilgisini çekmek zordur.

Sunum yaparken sadece kuru bilgi ve verileri sıralarsanız hata yaparsınız. Zira insanlar hikayelere bayılır. Sürprizler, inişler, çıkışlar, zorluklar, başarılar, mücadeleler… İnsanlar katman katman anlatılan hikayeleri hakikaten çok sever.

Bu açıdan sunum yaparken, topluluk önünde konuşurken veyahut biriyle sohbet ederken karşınızdaki insanın/insanların hem kalbini hem de aklını cezbetmelisiniz. Bu da hikaye anlatıcılığı konusunda yeteneklerinizi geliştirdiğiniz zaman yapabileceğiniz bir şeydir.

Yazımızda iyi bir hikaye anlatıcısı olabilmek için dikkat etmeniz gereken temel hususları ele alacağız. Dünyanın en büyük hikaye anlatma mecralarından biri olan TED Konuşmalarından örnekler vereceğiz ve TED konuşmacılarının kullandığı etkili hikaye anlatım tekniklerini mercek altına alacağız.

 

Hikaye Anlatmak Neden Önemli?

Akademisyenler ve pazarlamacılar insanların bilgileri hikaye formatında hatırladığını, bilgileri bu şekilde muhafaza ettiğini tespit etmiştir. “Bir zamanlar…” diye başlayan bir hikaye duyduğumuzda kendimizi  o zamanda, o mekanda gibi hissederiz.

Profesyonel konuşmacı Akash Karia bu konuda şöyle diyor:

“İnsan zihni, hikaye duyduğunda adeta hipnoz olur. Hikayeler, insan zihnini ve hayal gücünü aktif hale getirir.”

İşte insanları belli bir yere, belli bir zamana, belli bir düşünce yapısına sevk eden hikaye anlatım teknikleri başarılı konuşmacılar tarafından kullanılır.

Üstelik etkili hikaye anlatma teknikleri binlerce yıl önce neyse bugün de olur. İlyada ve Odysseia, Don Kişot, Dede Korkut Hikayeleri, Binbir Gece Masalları gibi muhteşem eserlerin bugün bile bizi etkileyebilmesinin sırrı buradadır.

O halde gelin, TED konuşmacılarının kullandığı ve herkes tarafından uygulanabilecek hikaye anlatım tekniklerine bir bakalım.

 

1. Dinleyenleri Bir Hikayenin İçinde Sokun

İyi anlatılan bir hikaye, dinleyenin zihninde ömür boyu yer eder.

12 yaşındaki Kenyalı bir çocuk olan Richard Turere, dinleyenlere kendi ülkesinde yaşananları anlattığı konuşma son derece sade ve bir o kadar etkileyicidir.

Basit sözcükler ve fotoğraf ağırlıklı slayt ile Richard Turere adlı bu genç, ailesinin ineklerini aslan saldırısından kurtarmak için icat ettiği aydınlatma sistemini anlatıyor bu TED konuşmasında.

Bu konuşmanın çok başarılı olmasının temel nedeni, konuşmadaki her sözcüğün ve her fotoğrafın Richard ve ailesinin yaşadığı sorunu anlamak bakımından yerli yerinde olması.

Ayrıca sunumda kullanılan fotoğraflar, Turere’nin anlattıklarının görsel bir tekrarı değil. Fotoğraflar hikayeye ekstradan katkı sağlıyor.

İnsanları anlattığınız hikayeye dahil etmenin diğer bir yolu da duyusal detaylara yer vermek. İnsanların koku, tat, görme, hissetme duyularını uyarmak.

Akash Karia’ya göre duyusal detayların yer aldığı bir hikayeye insanlar karşı koyamaz ve insanlar bu hikaye dünyasının içinde bir yolculuğa çıkar.

Roman gibi edebiyat eserlerinden farklı olarak sunum formatındaki konuşmalarda açıklamalar, tanımlamalar, betimlemeler kısa ve öz olmalıdır. Onu da ekleyelim.

 

2. Kişisel Bir Hikaye Anlatın

Kişisel bir hikaye kadar insanın ilgisini çeken bir şey yoktur. Hele de zorlukların üstesinden gelerek kazanılan bir zaferin hikayesi çok çekicidir.

Christopher Booker, “The Seven Basic Plots” isimli kitabında temel olarak 7 adet evrensel hikaye bulunduğunu ifade ediyor. Örneğin bu hikayeleri kısaca özetlersek şöyle diyebiliriz:

  • Kahraman bir canavarı ortadan kaldırır.
  • Fakir biri zengin olur.
  • Hazine aranır.
  • Bir kişi yolculuğa çıkar ve sonunda farklı bir insan olur.

Sinema ve edebiyat eserlerine baktığımız zaman bu temalardan birinin mutlaka yer aldığını görürüz. Yani bir filmi katman katman incelersek bu temalardan birine mutlaka rastlarız.

 

3. Önemli Kısmı Sona Saklayın

İyi bir sinema izleyicisiyseniz ya da kaliteli roman okumaktan zevk alan biriyseniz, iyi hikayelerin muhakkak bir çatışması olduğunu görürsünüz. Yani sakin bir hayatı olan bir karakter, yaşadığı bir olay sonrasında büyük bir güçlükle karşılaşır ve bu güçlüğü aşmak için mücadeleye girişir. İşte çatışma buna denir.

İşte bu çatışma, sunum alanında da oldukça etkilidir. Çünkü insanlar “Dur bakalım, nereye gidiyor bu hikaye?” diye düşünmeye başlar.

Bu yüzden dinleyenlerin ilgisini diri tutmak için tüm bilgileri bir çırpıda vermeyin. Önemli kısmı sonlara doğru verin. Öncesinde insanların beklentisini yükseltin. Ya da örneğin, bir hikayeyi kronolojik sırada anlatın ve sonuç kısmında “bombayı patlatın.”

Örneğin bu videoda incik kemiği olmamasına rağmen profesyonel koşucu olan bir kadının hikayesi var. Eğer bu kişi incik kemiği olmadığını başta söylese hikaye ilgi çekiciliğinden ödün verebilir. Fakat bu kişi spor kariyerindeki başarıları anlattıktan sonra doğuştan incik kemiğine sahip olmadığını söylese herkes şok olur.

İyi bir hikaye anlatmanın bir diğer yolu ise tahmin edilebilirliği yüksek bir şey anlatarak başlamak ve konuşmanın bir yerinde herkesi ters köşeye yatırmak. Yani beklenenden çok farklı bir şekilde sonuçlandırmak konuşmayı.

 

4. Karakterlere Can Verin

Bir hikayenin merkezinde daima karakterler vardır. Bu karakterlerin talihleri ve talihsizlikleridir insanları güldüren, ağlatan, üzen, düşündüren…

En başarılı hikayelerin temelinde 3 boyutlu karakterler vardır. Bu karakterleri ilk bakışta tespit edersiniz ancak hiç ummadığınız bir özelliği vardır bu karakterlerin.

Bunu başarabilmek için karakterin insanların zihninde canlanmasını sağlamalı ve yeterince detay vermelisiniz.

 

5. Detayların Gücüne İnanın

İnsanlara bir hikayeyi anlatırken onları hikayenin geçtiği ortama ve zamana götürün.

“Lise yıllarında içe dönük bir arkadaşım vardı. Bir gün tüm sınıfı şoke eden bir sunum yaptı. O günden sonra bu arkadaş, okulun en popüler çocuğu oldu.”

Bu ilginç bir hikayedir. Fakat bu hikayeyi söz konusu arkadaşın kılık kıyafeti ve tuhaf davranışları, sınıftaki kızların bu çocuğa karşı alaycı tavırları, çocuğun babasının mesleği gibi detaylar vererek anlatmak ya da o gün çocuğun sunum yaparken kullandığı davranışları canlandırarak anlatmak, bu hikayeyi daha etkileyici kılar.

Yani anlattığınız hikaye hakkında insanların özdeşleşebileceği türden detaylar vermek hikayenizi daha çekici kılar.

Ayrıca 2. maddede 7 temel hikaye türü olduğunu söylemiştik. Mesela bu hikaye, ana karakterin yaşadığı devrim niteliğinde bir değişimi temsil ediyor. Kahramanımız ezik birinden karizmatik birine dönüşüyor.

 

6. Unutulmayacak Bir An Yaşatın

Hikaye anlatırken “dananın kuyruğunun koptuğu an”a benzer bir şekilde, insanlara haftalar boyu unutamayacakları bir deneyim yaşatın.

Sunum ve hikaye anlatımı konularında danışmanlık hizmeti veren Nancy Duarte, çarpıcı görsellerin ya da şok edici istatistiklerin bu noktada faydalı olduğunu ifade ediyor.

Bill Gates de 2009 yılında yaptığı bir TED konuşmasında sıtma hastalığına karşı yaptığı finansal yatırımlardan bahsediyor. Sıtma hastalığının özellikle Afrika’da ne kadar sık görüldüğünü ve ne kadar ciddi sonuçları olduğunu anlatan Bill Gates bir anda içi sivri sinek dolu bir kavanozu açıyor ve sivri sinekleri serbest bırakıyor. “Sivri sineklerle sadece yoksul insanların muhatap olması için hiçbir neden yok.” diyor.

 

7. Konuşmanızı Pozitif Bir Düşünceyle Sonuçlandırın

En çok beğenilen 200 TED konuşmasını analiz eden sunum uzmanı Akash Karia, en etkili sunumların bir çatışma ve dönüm noktası içerdiğini; buna ek olarak da konuşmanın pozitif ve yapıcı bir biçimde sonlandığını ifade ediyor.

Bir zorluğu aşmak için mücadele eden insanlar, bu süreçte kendilerinin ufkunu açan bir bilgi edinir, bu süreçten bir ders çıkarır. Bu hikaye anlatıcılığının asırlardır değişmeyen temel yapılarından biridir.

Konuşma kısa, akılda kalıcı, pozitif ve çarpıcı bir şekilde bitirildiğinde etkisi çok daha yüksek olur; hatta böyle bir konuşma sosyal medyada viral bile olabilir.

Yani toparlamak gerekirse iyi bir hikaye anlatıcılığının, başarılı bir sunum yapmanın, topluluk önünde etkili bir konuşma yapmanın temel unsurları şöyledir.

  • Dinleyenleri hikayenizin bir parçası yapın.
  • Kişisel hikayenizi anlatın.
  • Hikayenin en kritik parçalarını bir süre dinleyenlerden saklayın. Pat diye her şeyi bir anda itiraf etmeyin.
  • Karakterlerin psikolojik ve fiziksel özelliklerini betimleyin.
  • İnsanlara unutulmayacak bir deneyim yaşatın ve konuşmanızı herkesin faydalanabileceği yapıcı bir düşünceyle bitirin.

 

Hikaye Anlatma Yöntemleri

Tüm bunlara ek olarak daha farklı hikaye anlatım teknikleri de mevcut. Yani şimdi sıralayacağımız hikaye anlatma tekniklerinden istifade ederek de başarılı sunumlar yapabilir, insanlarla kuracağınız iletişiminizi geliştirebilirsiniz.

a. Kahramanın Yolculuğu

İngilizce “monomyth” olaak bilinen bu hikaye anlatma yapısını dilimize “Kahramanın Yolculuğu” olarak da çevirebiliriz.

Bu hikaye anlatma metodunda, kahramanımız evini terk eder ve zorlu bir yolculuğa çıkar. Kahraman gündelik hayatını bırakır ve hiç bilmediği tehlikeli bir yere gider.

Kahraman bu yolculukta büyük bir zafer kazandıktan sonra evine geri döner. Kahramanımız artık yepyeni bir insan olmuştur. Önemli şeyler öğrenmiş, yeni erdemler kazanmıştır. Aslan Kral’dan Yüzüklerin Efendisi’ne, Esaretin Bedeli’nden Star Wars’a kadar pek çok etkileyici eserde bu tür bir hikaye tekniği kullanılmıştır.

Kahramanın yolculuğu adlı bu hikaye tekniğini kullandığınız zaman sunumunuzu daha başarılı ve etkileyici bir biçimde yaparsınız. Bugün ulaştığınız başarıyı nasıl elde ettiğinizi anlatmak için şahane bir tekniktir bu.

Eğer dinleyenleri bir yolculuğa çıkarmak istiyorsanız, risk almanın ve harekete geçmenin önemini vurgulamak istiyorsanız bu hikaye anlatma tekniğinden mutlaka yararlanın.

 

b. Dağ

Bir diğer hikaye anlatma tekniği olan “dağ” ise hikayeye gerilim ve drama ilave etmek için kullanılır.

Kahramanın yolculuğu tekniğinden bir noktada ayrışır. Dağ tekniğinin mutlu sonla bitmesi gerekmez. Hikayenin ilk kısmında mevcut durum betimlenir. Sonra yaşanan ufak değişimlerle hikayenin dönüm noktasına (climax) ulaşılır.

Televizyon dizileri de genelde bu şekilde tasarlanır. Her bölümde inişler çıkışlar vardır. Ancak sezon finalinde tüm olaylar bir netliğe kavuşur.

Yaşadığınız zorlukları nasıl aştığınızı anlatmak istiyorsanız, hikayedeki gerilim dozunu yavaş yavaş artırmak istiyorsanız ve insanlara tatmin edici bir sonuç iletmek istiyorsanız bu tekniği kullanabilirsiniz.

 

c. Döngü

Birden fazla hikayeyi birbiriyle ilintili şekilde anlatmak için döngü (nested loops) tekniğini kullanabilirsiniz.

Anlatınızın temeline en önemli hikayeyi yerleştirirsiniz. Daha sonra bu hikayeyi baz alarak yan hikayeleri anlatırsınız. Ancak konuşmanızın sonunda tekrar ilk ve en önemli hikayeye dönersiniz ve anlattığınız tüm hikayelerin birbiriyle olan ilgisini açıklığa kavuşturursunuz.

Örneğin bir arkadaşınız size tanıdığı çok bilge bir insanı anlatıyor. Bu insanın arkadaşınıza öğrettiği önemli şeyler var. Hikayenin merkezinde bu kişinin arkadaşınıza öğrettiği önemli şeyler yer alır. Yan hikayeler ise bu adamın hikayesi ve arkadaşınızın hikayesidir.

İlham kaynaklarınızı anlatırken, temel bir hikayeyi farklı hikayelerle zenginleştirirken ve sahip olduğunuz önemli bir bilgi/beceriyi nasıl elde ettiğinizi anlatırken bu tekniği kullanmanız oldukça faydalı olacaktır.

 

d. Kıyas

Nancy Duarte, gelmiş geçmiş en önemli konuşmaları analiz ettiği kitabı “Resonate”de en etkileyici konuşmaların mevcut durum ile ideal durum arasında bir kıyas yaptığını söylüyor. Yani etkileyici hikayeler olan ile olabilecek arasında bir karşılaştırma yapar.

Bu sayede toplumdaki, iş hayatımızdaki ve özel hayatlarımızdaki sorunlara dikkat çekilir; ve gerekli olan değişim unsuruna vurgu yapılır. Bilhassa dinleyenleri motive etmek için oldukça etkili bir yöntemdir bu.

İnsanları harekete geçirmek istiyorsanız, umut ve heyecan yaratmak istiyorsanız, insanların sizin yolunuzdan gitmesini istiyorsanız bu tekniği mutlaka kullanmalısınız.

Temel olarak seçim sürecindeki siyasetçilerin konuşmalarında bu teknik hakimdir. Zira seçmenlerde bir heyecan ve değişim arzusu yaratmak ister adaylar.

 

e. Bodoslama

İngilizcede “in medias res” olarak adlandırılan bu tekniği dilimize “bodoslama” olarak çevirebiliriz. Zira hikaye, en can alıcı noktadan başlanarak anlatılır. Yani hikayenin en heyecanlı ve önemli kısmına konuşmanın başında yer verilir.

Böylece dinleyenler hikayenin en canlı kısmına dahil olur bir anda. Daha sonra ise bu noktaya nasıl gelindiği ve bu olayın nasıl çözüme kavuştuğuna yer verilir.

Bu tekniği uygularken hikayenin en önemli kısmı hakkında gereğinden fazla bilgi vermemeye dikkat edilmelidir. Dinleyenlerin dikkatini çekecek kadar bilgi verilmeli ve onların dikkatini yakaladıktan sonra hikayenin diğer bölümleri anlatılmalıdır.

Kısa sunum ve kısa konuşmalarda daha ideal olan bu teknik, uzun sunumlarda insanların ilgisini kaybetmesine neden olabilir.

Yani daha ilk dakikadan insanların dikkatini üzerinize çekmek istiyorsanız, insanların hikayenin sonunu duymak için can atmasını istiyorsanız bu teknikten yararlanmanız iyi olabilir.

Örneğin Zak İbrahim, 1993 yılında Dünya Ticaret Merkezi bombalı saldırısını düzenleyenler arasında babasının olduğunu söylüyor ve “tabiri caizse” konuşmanın başında bombayı patlatıyor. Daha sonra ise çocukluk anılarından babasının mahkeme sürecine olan durumu izah ediyor.

 

f. Yakınsak Düşünceler

Yakınsak düşünceler, bir konuşma yapısıdır. Dinleyenlere bir fikrin ya da ürünün ne tür farklı düşüncelerden geçerek ulaşıldığını anlatmak için yararlıdır.

Örneğin bir siyasi hareketin nasıl doğduğunu anlatmak için bu teknik kullanılabilir. Ya da tek bir fikirden hareket edilerek bugün insanların çok sevdiği bir uygulamanın hikayesi bu teknik ile anlatılabilir.

Döngü tekniğinde bir ana hikaye ve onu çevreleyen ek hikayeler vardı. Burada ise birden fazla ana hikaye söz konusu olabilir. Yani birden fazla önemli hikayenin tek bir sonuçta nasıl birleştiğini göstermek için “yakınsak düşünceler” hikaye tekniği faydalı olabilir.

Mesela…

Larry Page ve Sergey Brin, 1995 yılında Stanford Üniversitesi’nde doktora yapıyordu. Page ve Brin başlangıçta birbirlerinden pek hazzetmiyordu. Ancak ikisinin de parlak fikirleri vardı. Nihai olarak ikisi de bir araştırma projesinde birlikte yer almak durumunda kaldı. Bu proje zamanla Google adını aldı.

 

g. Hatalı Başlangıç

Konuşmanın giriş kısmında sonu herkesçe tahmin edilebilir bir hikaye anlatırsınız. İnsanlar hikayenin sonunu tahmin ettiğini zanneder ancak bir anda tüm tahminleri alt üst edecek bir şey söylersiniz ve hikayenin seyri değişir.

Defalarca başarısız olduğunuz bir konuda, tekrar işe koyulup yeni bir düşünce yapısıyla başarıya nasıl ulaştığınızı anlatmak için bu tekniği kullanabilirsiniz. Veya hatalarınızdan çıkardığınız dersleri, bir soruna yönelik geliştirdiğiniz inovasyonu ifade etmek için yine bu teknik kullanılabilir.

Yani dinleyenleri önyargılarını ve beklentilerini yerle bir etmek, onların uyanmasını ve toparlanmasını sağlamak, esnek bir yaklaşımın faydalarını vurgulamak için “hatalı başlangıç” metodu kullanışlı ve etkildir.

Mesela Harry Potter’ın yaratıcısı JK Rowling, Harvard Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmaya klasik bir biçimde başlıyor. Öğrencilik yıllarını ve ailesinin ondan beklentilerini anlatıyor. Dinleyenler onun zaman içinde yazarlığa nasıl başladığını duyacaklarını umuyorken o bir anda direksiyon kırıyor ve 20’li yaşlarda yaşadığı “başarısızlık” duygusuna yer veriyor. Konuşmasının devamı ise hem konuşma hem de yazma tekniklerini geliştirmek isteyenler için ders niteliği taşıyor.

 

8. Taç Yaprakları

Nasıl bir papatyanın etrafında beyaz taç yaprakları vardır ve çiçeğin merkezi sarıdır; bu hikaye tekniği de ona benziyor. Tek bir ana fikir etrafında birden fazla hikaye anlatmak olarak tanımlayabiliriz bu tekniği. Ya da birden fazla konuşmacının bir kavramı farklı boyutlarıyla ele alması da yine buna örnektir.

Hikayelerinizi birer birer anlattıktan sonra merkez fikre geri dönüş yapabilirsiniz. Bu çevre hikayeler birbirleriyle örtüşebilir ancak sonuç olarak tüm ufak hikayeler merkez fikre hizmet eder.

Temel hikayenize kanıt sunmak, temel meselenizi desteklemek için çevreleyici hikayeler anlatabilirsiniz yani.

Bu sayede örneğin başarınızda etkili olan farklı unsurları belirtebilirsiniz. Farklı senaryoların ve farklı deneyimlerin birbirine nasıl katkı sağladığını gösterebilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir

İş Hayatı ve Girişimcilikle İlgili İlham Veren TED Konuşmaları
Topluluk Önünde Konuşma Teknikleri